Trump’ın Uyarısını Hiçe Sayarak İsrail İran’ı Hedef Aldı

Trump'ın Uyarısını Hiçe Sayarak İsrail İran'ı Hedef Aldı

8 Haziran 2026 tarihinde İsrail, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni saldırılardan kaçınılması yönündeki çağrısına rağmen İran’ın güneybatısındaki Mahşehr Petrokimya Kompleksi’ne bir saldırı düzenledi. İran basını, saldırının sonucunda tesisin bazı bölümlerinin hasar gördüğünü bildirdi. Bu saldırı, 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesten bu yana İran’daki bir enerji tesisine yapılan ilk doğrudan saldırı olarak kaydedildi. İsrail ordusu, petrokimya kompleksinin yanı sıra ülke genelindeki bazı askeri hedeflerin de vurulduğunu açıkladı.

Saldırının hemen öncesinde, ABD Başkanı Trump, İsrail ve İran’ın yeni saldırılarının Washington ile Tahran arasında yürütülen barış müzakerelerine zarar vermeyeceğini ifade etti. Financial Times’a verdiği demeçte Netanyahu’ya dikkat çekici bir uyarıda bulunarak, “Bu durum anlaşmayı etkilemeyecek. Kararları ben veriyorum, tüm kararları ben alıyorum. Netanyahu karar verici değil.” dedi. ABD basınında çıkan haberlere göre, Trump, pazar günü Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İran ile anlaşmanın yaklaştığını belirterek İsrail’den yeni saldırılardan kaçınmasını istemişti.

İsrail’in saldırısına karşılık olarak İran, İsrail’e balistik füzelerle misilleme yaptı. İsrail ordusu, İran’dan fırlatılan füzelerin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları, İsrail’in saldırılarında havadan fırlatılan balistik füzeler kullanıldığını öne sürdü. İran’ın hedef aldığı noktalar arasında Nazareth yakınlarındaki Ramat David Hava Üssü de bulunuyor. Trump yönetimi, İran ile yürütülen müzakerelere olanak sağlamak için İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını durdurmasını talep ediyor. Ancak İsrail, pazar günü Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine bir saldırı düzenledi ve Netanyahu, bu saldırının Hizbullah’ın İsrail’e yönelik ateşine karşılık olduğunu savundu. İran ise ABD ile yapılacak olası bir anlaşmanın, Lübnan’daki ateşkesin korunmasına bağlı olduğunu belirtiyor.

Bölgedeki artan gerilim, enerji piyasalarını da etkiledi. Karşılıklı saldırıların ardından Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 3’ten fazla artarak 96 doların üzerine çıktı. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri kısıtlaması, küresel enerji ticaretinde endişeleri artırmaya devam ediyor. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşımacılığının önemli bir bölümünün geçtiği bu boğazın yeniden açılması, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ana başlıkları arasında yer alıyor.

İran’ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, Hürmüz Boğazı’nın açılacağını ancak bunun yeni koşullara bağlı olacağını ifade etti. Celali, bu koşulların İran ve Umman tarafından belirleneceğini ve boğazdan geçişlerle ilgili bazı hizmetler için ücret alınacağını belirtti. ABD ile İran arasındaki müzakerelerde, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin tanınması gibi başlıklar ön plana çıkıyor. Trump, Washington ile Tahran’ın savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya yakın olduğuna inanıyor, ancak İsrail ve İran arasındaki yeni saldırılar, müzakere sürecinin kırılganlığını artırıyor.

Author: Can Demir