Sizin beni görmemenizin sebebi ne?

Img

Bu hafta birçok ilginç durumla karşılaştım. Komik olanından başlayayım… Tam işyerimin kapısına geldim, elektronik kartımı basacağım… Biri yakaladı kolumdan ve “Oraya giremezsiniz” dedi. Şaşırdım ‘Acaba işten kovuldum da haberim mi yok’ diye. “Neden giremiyorum” dedim. Karşımdaki “Orası tüp bebek merkezi. Erkekler giremez” deyince “Ne alakası var. Burası benim işyerim” dedim ama içimden bir tereddüt geçti; acaba yanlış yerde miyim diye ve kapıya dokundum. Evet, bu bizim kapı. “Burası İstanbul Diyalog Müzesi hanımefendi. Benim işyerim, müsaade eder misiniz” dedim ama “Hayır, tüp bebek merkezi” diyor hâlâ. “Peki, nereden anladınız” dedim.  “Google haritalarda burası tüp bebek merkezi  gözüküyor” dedi. O ikna olmayınca resmen kaçar gibi içeri girip kapıyı kapadım. 

Bu haftaki güzelliklerden biri de yağmurdu. İzinli olduğum günler genelde evde kitap dinleyerek geçiyor; hava çok sıcak, dışarı pek çıkılmıyor. Kitap dinlerken uyuyakalmışım, birden yağmura uyandım. En sevdiğim seslerden yağmur sesi. Kahvemi koydum. Balkonum olmadığından yağmurun sesini dinlemek için kapıya çıktım. Biraz romantizm olsun istedim ama ne mümkün! Arabaların lastiklerinden çıkan ses yağmuru bastırıyor. ‘Bu şehir her güzel sesi elimizden alıyor’ diye melankoliye kapıldım. Sevdiğim sesleri de almışsınız elimden. “Almışsınız” derken genel söylüyorum. Kendimiz kaybediyoruz güzellikleri, farkında bile olmuyoruz.

Aynı gün öğleden sonra biraz gezindim ve eve gelirken bir üstgeçide çıktım. Kocaman bir projektör koydular buraya, hava kararınca bütün köprüyü aydınlatıyor. O projektörü arkama alınca kendi gölgemi yerde az da olsa fark ediyordum. Kafamı aşağı eğince ayakkabılarımı biraz da olsa görüyordum. Onu da kaybetmişim. Bunu da o akşam fark ettim. Işığın önüne geçince birden durdum şaşkınca. Baktım ben yokum artık yerde, gölgem yok. Zaten çok azdı, o da bitti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Üzülün diye söylemiyorum ama komik geldim kendime birden. Ben yokum. Demek ondan bana çarpıp duruyor insanlar diye uzattım kafamdaki kara mizahı. Kimi bastonuma basıyor, kimi omuz atıp kimi valizini takıp geçiyor, bir pardon bile demiyor kimse. Nasıl desinler? Beni ben bile göremiyorum…Peki, sizin beni görmemenizin sebebini biliyor musunuz? Sadece aceleden beni ya da bana benzer olanları görmeden çarpıp geçiyorsunuz. Çok hızlısınız.

Tavsiye ediyorum…

25 sene önce ben de çok hızlıydım ama o kadar hızla giderken hiçbir şey yapmıyor gibiydim. Şimdi yavaşım ama çok şey yapıyormuş gibiyim, böyle hissediyorum. Size de tavsiye ediyorum; yavaşlayın. Yaşamak için çalışın, çalışmak için yaşamayın. Sonunda hepimiz gideceğiz, yerimize koşması gereken yeni biri gelecek. Her sese iyi pazarlar.

Source

yok

Author: Can Demir