Kalp Durdurmadan Yapılan Ameliyatla Hayat Kurtarıldı: Üçüncü Ameliyatta Önemli Başarı Elde Edildi
Daha önce iki kez kalp kapak ameliyatı geçiren 69 yaşındaki hasta, Türkiye’de geliştirilen yenilikçi bir yöntemle kalbi durdurulmadan ameliyat edilerek sağlığına kavuştu. 10 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen bu olayda, Hakan Yahşi isimli hasta, yeniden başlayan nefes darlığı şikayetleri nedeniyle hastaneye başvurdu. Günlük yaşamında yürümekte ve merdiven çıkmakta zorlandığını ifade eden Yahşi, ameliyat sonrası kısa sürede iyileşerek normal yaşamına döndü.
Üçüncü Ameliyat Yüksek Risk Taşıyordu
Medipol Sağlık Grubu’ndan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, hastanın sağlık durumunun kritik olduğunu vurguladı. “Altmış dokuz yaşındaki ve daha önce iki defa ameliyat geçirmiş bir hastada üçüncü operasyon çok ciddi riskler içermektedir. Bu nedenle en uygun yöntemi seçmek hayati önem taşımaktadır,” dedi. Köksal, kapak değişimi yerine tamir yöntemini tercih ettiklerini belirterek, kapak değiştirmenin ömür boyu kan sulandırıcı kullanma zorunluluğu getirdiğini ve bunun önemli kanama riskleri oluşturabileceğini açıkladı.
Kalp Durdurmadan Ameliyat Uygulandı
Operasyon sırasında Türkiye’de geliştirilen “mitralizasyon” tekniği kullanıldı. Bu yöntemle hastanın triküspit kapağı, sağ koltuk altından yapılan küçük bir kesi ile ve endoskopik teknikle kalbi durdurmadan onarıldı. Prof. Dr. Köksal, bu yöntemin özellikle ileri yaş ve daha önce ameliyat geçirmiş hastalarda önemli avantajlar sağladığını belirtti: “Kalbin durdurulmadan yapılan ameliyatı sayesinde küçük kesiler ve kapak tamiri ile hastalar çok daha hızlı bir şekilde iyileşiyor. Her hasta için özel bir planlama yaparak en uygun tedavi yöntemini uyguluyoruz.”
Ameliyat Sonrası Hızlı İyileşme
Yahşi, ameliyat öncesinde ciddi nefes darlığı yaşadığını dile getirerek, “Kısa mesafelerde yürümek bile benim için zordu. Ameliyattan sonra beklediğimden çok daha hızlı bir şekilde toparlandım ve artık rahatça hareket edebiliyorum,” dedi. Uzmanlar, bu tür yenilikçi cerrahi tekniklerin, özellikle riskli hastalarda yaşam kalitesini artırdığını ve ameliyat sonrası süreci önemli ölçüde kolaylaştırdığını vurguladı.