Ünlü doktor sabah rutinindeki sekiz faydalı alışkanlığı anlattı: Bunları siz de mutlaka yapın!

Sosyal medyanın tanınmış doktorlarından Saurabh Sethi, her sabah uyandığında düzenli olarak yaptığı ve herkese de tavsiye ettiği sekiz sağlıklı alışkanlığı anlattı.

ABD’nin önde gelen eğitim kurumları olan Harvard Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi’nden diplomalı bir gastroenteroloji uzmanı olan ve “Harvard’lı Doktor” olarak tanınan Dr. Saurabh Sethi, sosyal medyanın en sevdiği isimlerden.

Instagram’da @doctor.sethi TikTok’ta ise @doctorsethismd kullanıcı adıyla milyon takipçisi bulunan 42 yaşındaki Dr. Sethi, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir paylaşımda her sabah uyanınca yaptığı ve başkalarına da yapmayı tavsiye ettiği sekiz şeyi sıraladı.

Dr. Sethi, sekiz şeyden ilkinin kahveden önce su içmek olduğunu belirterek, “Su uyandıktan sonra vücutta hidratasyonu sağlar ve sindirimi başlatır” dedi.

Uyandıktan sonraki ilk bir saatte güneş ışığı almanın mutlaka yaptığı ikinci şey olduğunu söyleyen Dr. Sethi, “Sabah güneşi görmek vücut saatini sıfırlar ve daha iyi sindirim için serotonin seviyesini artırır” ifadelerini kullandı.

Bilindiği üzere, sirkadiyen ritim olarak da bilinen biyolojik saatimiz, uyku, vücut sıcaklığı ve hormon salınımını düzenleyen bir iç sistem. Geçmişte yapılan bir araştırmada, sabahları gün ışığı görmenin vücut savaş ya da kaç modundayken salınan stres hormonu kortizolün sirkadiyen ritimlerinde iyileşme sağladığını gösterdi.

Öte yandan yüksek kortizol seviyelerinin iltihaplanmaya neden olduğunu ve bunun da irritabl bağırsak sendromu gibi bağırsak sorunlarına yol açabileceğini işaret eden araştırmalar da bulunuyor.

Dr. Sethi üçüncü olarak kahvaltıdan önce iki ila üç dakika derin karın nefesleri aldığını, bunun vagus sinirini aktive ettiğini ve bağırsak-beyin eksenini sakinleştirdiğini söyledi.

Bağırsak-beyin ekseni ikisi arasındaki bağlantıyı oluşturan vagus siniri bağırsaktan beyne sinyaller gönderiyor. Dr. Sethi, nasıl derin nefes aldığını belirtmemiş olsa da böyle durumlarda uzmanlar genellikle göğsü değil karnı şişirerek nefes almayı tavsiye ediyor.

Dr. Sethi’nin altını çizdiği dördüncü alışkanlık, kahvaltıda hafif yeşil muz ve yulaf gibi prebiyotik içeren yiyecekler yemek. Prebiyotikler, bağırsak mikrobiyomunuzda sağlıklı bakterilerin büyümesine yardımcı olan gıdalarda bulunan bileşikler olarak tanımlanıyor.

Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunda doğru türden bakterilerin çoğalıp güçlenmesi, sindirime, bağışıklık sistemine ve hatta zihin sağlığına fayda sağlıyor.

Olgunlaşmamış yeşil muzda, prebiyotik görevi gören ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu destekleyen iki tür lif olan nişasta ve pektin bol miktarda bulunuyor.

Dr. Sethi, beşinci alışkanlığının kahvaltısına protein ve lif eklemek olduğunu belirtti. Bu sayede kan şekerini dengelediğini ve bağırsak mikrobiyomuna enerji sağladığını söyleyen Sethi, kahvaltıda çilek, chia veya keten tohumu ve yoğurt ya da sebze, kefir veya lassi ve yumurta yediğini sözlerine ekledi.

Lassi, Hindistan’da çok fazla tüketilen smoothie kıvamında yoğurt bazlı bir içecek. Bu içeceğe Hindistan mutfağında sık kullanılan baharatlar ile mango gibi yine o bölgede sık tüketilen meyveler ekleniyor. Tıpkı kefir ve yoğurt gibi lassi de iyi bir probiyotik kaynağı.

Altıncı alışkanlığının bir ekrana bakmadan yemek yemek olduğu belirten Dr. Sethi, “Çünkü yemek yemek parasempatik sistemi harekete geçirirken, ekranı kaydırmak sempatik sistemi tetikler” dedi.

Parasempatik sistem, vücudu sakinleştirerek sindirimi sağlayan dinlenme ve sindirim olarak bilinen sürecin arkasındaki sistem. Sempatik sistem ise ekranlar tarafından tetiklenebilen savaş ya da kaç tepkisinden sorumlu. Bunlar sinir sisteminin iki farklı dalı, insanların aynı anda ikisinde birden bulunması mümkün değil.

Geçtiğimiz yıllarda Çin’de yapılan bir araştırmada, yemek yerken ekran kullanmanın sezgisel yemeyi, yani vücudun açlık ve tokluk gibi sinyallerini dinleme sürecini azalttığı keşfedilmişti.

Dr. Sethi yedinci alışkanlığının her sabah kahvaltıdan sonra sindirime yardımcı olmak ve yemek sonrası şişkinliği azaltmak için yürüyüşe çıkmak olduğunu belirterek, “Bu, büyük fark yaratıyor” dedi.

Dr. Sethi son olarak her gün dışkısını kontrol ederek rengini, şeklini ve kıvamını incelediğini söyledi. Sethi, dışkıyı şekli ve kıvamına göre yedi türe ayıran Bristol Dışkı Tablosu’ndan faydalandığını da sözlerine ekledi.

İnternette kolayca bulunabilen bu tablo, doktorların sindirim veya bağırsak sorunlarını tespit etmelerine yardımcı olmak amacıyla Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri tarafından geliştirildi.

Tabloda bir numara sert ve atılması zor dışkıyı, yedinci tip ise sıvı veya sulu dışkıyı ifade ediyor. Dr. Sethi, “Bristol üç ila dört tipini hedefleyin” tavsiyesinde bulundu.

Dr. Sethi, son bir ipucu olarak, bu günlük alışkanlıklardan ikisini ya da üçünü uygulayarak işe başlamayı, zamanla diğerlerini de rutine eklemeyi önerdi.