Venedik Bienali’nde İsrail Pavyonu Krizi

“`html

İsrail’in 2026 Venedik Bienali’nde yer alacağına dair duyurular, uluslararası sanat camiasında önemli tartışmaları yeniden alevlendirdi. İsrail Kültür Bakanlığı resmi bir açıklama yapmamış olsa da, ülkeyi temsil edecek sanatçının Romanyalı heykeltıraş Belu Simion Fainaru olduğu kesinleşti. 2024’teki edisyonda gerçekleşen protestolar nedeniyle kapılarını açamayan İsrail pavyonunun ardından atılan bu adım, sanat kurumlarının politik sorumlulukları ve kültürel temsilin sınırları konusunda süregelen tartışmaları derinleştirdi.

Fainaru, eserinin geleneksel İsrail pavyonunda değil, bu yıl Arsenale’de sergileneceğini açıkladı. Giardini’deki yapının renovasyon sürecinde olması nedeniyle alınan bu karar, sanatçıya göre sadece mekânsal bir kayma değil, aynı zamanda “tarihsel ve geçirgen” bir etkileşim alanı sunacak yeni bir fırsat. Fainaru, “modern bir ulusal vitrin yerine farklı sesleri bir araya getiren eski bir yapıda durma düşüncesi beni heyecanlandırıyor” diyerek bu değişimi olumlu bir fırsat olarak değerlendirdi.

Pavyonda sergilenecek ana eser, sanatçının Rose of Nothingness adını taşıyan büyük ölçekli yerleştirmesi olacak. Proje, tavanlardan sarkan on altı borudan siyah suyun zeminde sığ bir havuza damlaması üzerine inşa edilmiştir. Paul Celan’ın şiirlerindeki “kara süt” imgesinden esinlenilen tasarım, Kabala geleneğindeki dönüşüm fikrini de yansıtmaktadır. On altı sayısı, bu mistik kültürde değişimin simgesi olarak yorumlanmaktadır.

Belu Simion Fainaru, Rose of Nothingness
Belu Simion Fainaru, Rose of Nothingness, 2015.

Art Not Genocide Alliance’dan Protesto Çağrısı

İsrail pavyonunun duyurulmasının ardından, 2024 Bienali’ndeki protestoların organizatörlerinden Art Not Genocide Alliance, sert bir tepki gösterdi. Sanatçılardan oluşan grup, sosyal medyada yaptığı açıklamada İsrail’in Bienal’den tamamen çıkarılmasını talep etti ve aksi takdirde uluslararası sanatçılar ile izleyicileri kapsayan bir boykot başlatacaklarını belirtti. Grup, kültürel platformların “devlet şiddeti sürerken normalleşme aracı” haline gelmesine karşı olduklarını dile getirdi ve ulusal pavyon modelinin bu koşullarda etik olmadığını savundu.

İtirazlar üzerine Fainaru, ARTnews“Diyalog, kendimizi ifade etmenin en etkili yolu” dedi. “Venedik’te olmanın yanı sıra, boykotlara karşıyım.” Ayrıca enstalasyonunun, “boykot ve dışlamanın zıttı olan, herkese açık bir umut ve insani duygu olarak alan açan bir vizyon olacağını” vurguladı.

Bienal yönetimi ise önceki edisyonlarda belirttiği tutumunu koruyor. Kurum, İtalya tarafından tanınan ülkeleri dışlama yetkisine sahip olmadığını ve Bienal’in diplomatik değil, kültürel bir platform olduğunu ifade ediyor. 2024’te dönemin İtalya Kültür Bakanı Gennaro Sangiuliano, boykot çağrılarını “utanç verici” olarak nitelendirmiş ve kurumu kapatmamıştı. Aynı yıl İsrail, resmi olarak katılmıştı; ancak seçilen sanatçı Ruth Patir, pavyonu rehine krizi nedeniyle kapalı tutma kararı almış ve mekân Bienal boyunca ziyaret edilememişti.

Ruth Patir tarafından kapatılan pavyon
Ruth Patir tarafından açılış günü kapatılan İsrail Venedik Bienali pavyonu. Fotoğraf: Luc Castel.

Bienal Çevresindeki Genişleyen Tartışmalar

2026 Bienali hazırlıkları yalnızca İsrail pavyonuyla sınırlı kalmıyor. Güney Afrika, Gazze’de hayatını kaybeden Filistinli kadınlar ve çocukları anmak amacıyla bir çalışma oluşturmak isteyen sanatçı Gabrielle Goliath, projeden çekildi; bu gelişme, uluslararası düzeyde sansür eleştirilerine zemin hazırladı. Avustralya ise, daha önceki politik baskılar nedeniyle görevden aldığı Khaled Sabsab’ı yeniden temsilci olarak atadı.

Diğer yandan Bienal haritası genişliyor. El Salvador, ilk kez ulusal pavyon açmaya hazırlanırken, Katar, Giardini’de 1995’ten bu yana inşaatına başlanan ilk yeni kalıcı yapının çalışmalarını sürdürüyor.

61. Venedik Bienali, 9 Mayıs’ta başlayacak ve 22 Kasım’a kadar devam edecek. Etkinlik, merhum küratör Koyo Kouoh’un belirlediği In Minor Keys teması etrafında gerçekleştirilecek.

“`